https://unsplash.com/photos/Ptd-iTdrCJM

Görevini tamamlamış bir roket, 4 Mart günü Ay’ın kraterli yüzeyine bir krater daha eklemiş olacak.

2015 Şubatında, Elon Musk’ın sahip olduğu SpaceX şirketinin Florida’dan uzaya gönderdiği ve görevinin tamamladıktan sonra kontrolden çıkmış olan 4 tonluk Falcon 9 roketinin 2.kademesi, 4 Mart 2022 Türkiye saati ile 15:25:28’de kontrolsüz bir şekilde Ay’a çarpması beklenmektedir. Bu çarpışma ile birlikte tarihte insan yapımı bir cisim ilk defa Ay’a çarpmış olacak ve Ay’da bir krater oluşmasına sebep olacaktır.

Fakat belirtmemiz gereken husus ise, bu çarpışmanın Dünyadaki bizleri etkilemeyeceğidir. Ancak 21 Ocak ve 8 Şubatta ise bu nesne Dünyadan gözlenebilecektir.

Normalde görevleri sona ermiş roketlere ne olur?

Uyduların uzaya gönderildiği roketler, yakıt bitene ve düşene kadar yükü iten motorlar ve yakıttan oluşan birden fazla aşamaya sahip olma eğilimindedir. Fırlatmanın ilk aşaması, kalkış sırasında hepimizin aşina olduğu o yanan patlamayı içerir. Yükü yerden kaldırır ve birkaç yüz kilometre yukarı çıkartır. RMIT Üniversitesi’nden bir uzay bilimcisi olan Brett Carter, yakıt bittiğinde, ilk aşamanın tipik olarak Dünya’ya hızlı bir şekilde geri düştüğünü, çünkü gezegenin etrafında sabit yörüngede kalmasını sağlayacak hıza veya irtifaya ulaşılmadığını söylemektedir.

“Alçak Dünya yörüngesine – yaklaşık 800 km’nin altında – fırlatılan nesneler için, üst aşama roket gövdeleri yavaş yavaş irtifaya düşer ve sonunda atmosfere yeniden girer ve yanar.”

Dr. Brett Carter

Yüksek Dünya yörüngesine giden fırlatmalar için – yaklaşık 36.000 km’den bahsediyoruz – atılması gereken her şey birkaç yüz kilometre daha “mezarlık yörüngesi” olarak bilinen yere itiliyor. Ancak bu bile, yaklaşık 384.000 km uzaklıktaki Ay’a olan uzaklığın yakınında değildir.

Yani 2 aşamalı şekilde gerçekleştirilen işlemde, roketin alt ve üst kısımları kendi yakıtlarını tükettikten sonra atmosferde yanarak parçalanmakta ve okyanus ve denizlere düşüp yok olmaktadır. SpaceX’in başarmış olduğu yenilik ise bu alt kademenin yani booster’ın dünyaya kontrollü bir şekilde (dikey şekilde) geri döndürülmesiydi.

Discover adında bir hava durumu uydusu taşıyan Falcon 9’ın diğer uydulardan farkı ise diğer roketlerde olduğu gibi alçak dünya yörüngesine değil Dünyadan 1,5 milyon kilometre uzaktaki özel bir yörüngeye yani L1 bölgesine yönlendirilmesi gerekmekteydi.

Peki Falcon 9’un 2. Kademesinin Ay’a çarpacağı Nasıl Keşfedildi?

Aslında bu çarpışmadan kimsenin haberi dahi bulunmamaktaydı. Dünyanın yörüngesinde 7 yıldır dönen bu parça kimse tarafından önemli dahi bulunmadı. Bu parçayı merak eden tek kişi ise bir bilgisayar yazılımcısı olan Bill Gray’den başkası değildir. Project Pluto adında bir bilgisayar yazılımı geliştiren Bill Gray, geliştirdiği yazılım sayesinde 4 Martta Ay’a bir cismin çarpacağının verilerini elde ettikten sonra bu cismin daha sonradan Discover adında hava durumu uydusunu taşıyan Falcon 9’un ikinci kısmından başka birşey olmadığı ortaya çıkmıştır.

Mezarlık Yörüngesi

Bozuk uyduları elden çıkarmanın iki yöntemi vardır. İlk olarak, söz konusu uyduyu yavaşlatıyoruz ve yeniden giriş sırasında Dünya’ya geri düşmesine ve atmosferde yanmasına izin veriyoruz. İkinci olarak, çalışmayan uyduyu gezegenin etrafındaki daha yüksek bir yörüngeye itiyoruz, burada yüzlerce yıl gezegenin yörüngesinde dolaşmaya devam edecek ve işleyen uyduların yolundan uzak duracak. Bildiğiniz gibi, çeşitli uydular gezegenimizin yörüngesinde farklı irtifalarda; bazıları ona çok yakın (yerden birkaç yüz kilometre yukarıda, ISS gibi) seyahat ederken, diğer uydular Dünya’nın on binlerce kilometre üzerinde döner (jeostatik uydular gibi). Çalışmayan bir uydunun imha yöntemi, büyük ölçüde gezegenimizden ne kadar uzakta olduğuna bağlıdır.

Önemsiz yörünge veya imha yörüngesi olarak da adlandırılan Mezarlık yörüngesi, operasyonel uyduların en yaygın olarak kullanılan yörüngelerinden daha yüksektir. Daha spesifik olarak, en uzak aktif uyduların yaklaşık 200 mil (321 km) üzerinde olan, Dünya’nın 22.400 mil (36.050 km) üzerinde şaşırtıcı bir şekilde yer alır. Açıkçası, mezarlık yörüngesindeki feshedilmiş uydular, işleyen uydulardan oldukça uzak duruyor. Çalışmayan bir uyduyu önemsiz yörüngeye itmek için sadece 11 m/s’lik bir delta-v (uydu hızındaki değişiklik) gerektiğinden, ölü uyduları daha yüksek bir yörüngeye itmek yakıt ekonomisi açısından da mantıklıdır. Oysaki yörüngeden çıkmak yaklaşık 1.500 m/s’lik bir değişiklik gerektirir.

4.8/5.0 Article rating
4 Reviews
Sizce bu yazı etkili miydi? Kendimizi daha çok geliştirebilmemiz için bize yardımcı olun!
  1. Wow!
  2. Mmm
  3. Hmm
  4. Meh
  5. Pff