Hala dünya üzerinde biyolojik evrimi kabul etmeyen milyonlarca belki de milyarı bulan sayıda insan olsa da gerçek ve oluş insan referansına bağlılık göstermez. Çoğumuz robotların ve otomasyon teknolojilerinin ürünlerini gördüğümüzde alaycı bir bakış ediniriz.

Emekleyen afallayıp düşen ve daha sonra tekrar ayağa kalkan robotu alkışlayan onlarca mühendis görüp “Bu dangalaklar neye seviniyor.” diyebiliriz. Fakat neredeyse 40 yılda robotik bu kadar evrilmişken biyolojik evrimde yeni bir uzuv kazanmanın bile milyonlarca yıl ve aynı türden binlerce canlının doğal şartlara uyum sağlayamayıp öldüğü gerçeğini göz ardı ederiz.

Doğa afallayan çocuğunun elinden tutmaz, afallayan çocuğunu afallamayanlara yem eder; fakat mühendisler zührevi çocuğu olan robotlarını her düşüşlerinde gelişime zorunlu tutar hatta olası bir düşüşü engellemek için kendi robotlarına tekme atarlar.

Biyolojik evrimin yol göstericisine bazıları şans bazıları tanrı dese de robotik evrimin yol göstericisi tam anlamıyla mühendistir. Sanılanın aksine bilimler arasında sınırlar kalmamıştır, mühendislik üniversite sıralarında değil bir kişinin kendisini zorladığı mücadelenin içinde ortaya çıkar. Günümüzde bir mühendis fizikten ve matematikten anladığı kadar kimya, biyoloji, felsefe ve nice toplum bilimlerinden anlıyor olmalıdır.

Konumuz mühendisliğe kaydı çünkü robotik evriminin ilerleyişi zaten durdurulamayacak bir gerçektir bizim yapmadığımızı başka ülkeden birisi mutlaka yapacaktır. Robotik evriminin ilerleyişi robotun tasarıcısına yani mühendisine bağlıdır.

Okul sıralarında öğrenilen ve protokolü takip etmeyi baskılayan sistemin sunduğu “mühendis” unvanı geleceğe yön verecek başyapıtlara değil elektrik sağlayıcısı firmalarda denetçi olarak 9-5 çalışan koyunlara dönüşüme gider.

Kaynak : TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları Serisi, Robotlar 2008

4.0/5.0 Article rating
1 Review
Sizce bu yazı etkili miydi? Kendimizi daha çok geliştirebilmemiz için bize yardımcı olun!
  1. Wow!
  2. Mmm
  3. Hmm
  4. Meh
  5. Pff