Kadınlar hayat boyu bir yerlere sığdırılmaya çalışıldı. Toplumsal olarak da bir baskı içerisinde, toplumun onlara dayattığı sınırlardan çıkmaması gerektiği ve bu sınırlar dışarısında güvende olamayacağı öğretildi. Bu atılımlar her ne kadar toplumun büyük kesimi içerisinden gerçekleştirilse de kadınlar hep içlerinde daha fazlasının olduğunun farkındaydı.

18. ve 19. Yüzyıllar arasında bir devrim hareketi olarak adlandırabileceğimiz; Sanayi Devrimi (Endüstri Devrimi), yeni buluşların bulunması, buhar makinelerinin sanayi içerisinde kullanılmaya başlanmasıyla birlikte bu süreç artık makineleşmiş endüstriyi de beraberinde getirdi. Burada makineler her ne kadar insan yerini alsa da, seri üretimlerde makinelerin kontrolü ve ürünlerin kalitesi için insana ihtiyaç duyuluyordu. Bu ihtiyacı karşılanması ve daha ucuz üretimi sağlamak için işverenler artık kadınları da çalıştırmaya başladılar. 1914-1918 arasında İngiltere’de 1,345,000 kadın çalışma yaşamına katılmış oldu. Sanayi Devrimi’nin izleri kadın çalışanlar için ivmeli bir duruma ancak Cumhuriyet Döneminden sonra gelebildi. Osmanlı Dönemi’nde ise Sanayi Devrimi kadınları aleyhine bir süreç yaşatmıştır. 16. ve 17.yüzyıllarda kadınlar, Osmanlı Dönemi’nde çalışma hayatında rol oynuyordu, daha sonrasında Sanayi Devrimi ile birlikte kadınların tarlalarda, dükkanlarda veya pazarlarda çalışması yasaklandı. Bu davranışta o dönemde gerçekleşen üretimin bir hayli düşmesine sebep oldu. 

Yakın Dönemimize dönecek olursak, araştırmalara göre müşteriler kadın çalışanlardan daha memnun kalarak alışveriş yapıyorlar. Bu da iş verenin kazancının artmasına sebep olduğunu gösterir. 1990-2012’de yapılan araştırmaların verilerine göre, iş hayatındaki kadınların %72’sinin medeni halinin bekar olan kadınlardan oluştuğudur. Bu durum hakkında yapılacak çıkarım; evlilikle gerçekleşen durumun kadınların iş hayatına negatif yansıması olduğudur. İş hayatındaki kadınların özelliklerinden biri ise aldığı eğitimlerin karşılayacağı işleri tercih etmeleridir. Bu da onların deneyimli eleman ya da daha doğrusu nitelikli eleman dediğimiz tanımlarda çalışmayı daha çok tercih etmesi anlamına geliyor. Kadınlar, istatistiklere göre kendi aldığı eğitim ya da mevcut yetenekleri doğrultusunda bir iş tercih planı oluşturuyor. Buradan yola çıkarsak kadınların eğitiminin iş hayatına atılmasıyla da bir ilişki kurmamız yanlış olmaz. Her ne kadar ilerleyen senelerde de kadını işgücünde artan bir ivmelenmeyi hissetsek de Avrupa’ da bulunan diğer toplumlara göre çok gerideyiz. İş hayatına atılan kadınlar var oldukça gelişiyoruz, bu hem üretimimizde hem de toplumsal geleceğimiz için ışık tutacak bir durumdur.

Kaynakçalar:

https://www.brookings.edu/essay/the-history-of-womens-work-and-wages-and-how-it-has-created-success-for-us-all/

https://torino2015.econworld.org/assets/zogal_yilmaz.pdf

5.0/5.0 Article rating
1 Review
Sizce bu yazı etkili miydi? Kendimizi daha çok geliştirebilmemiz için bize yardımcı olun!
  1. Wow!
  2. Mmm
  3. Hmm
  4. Meh
  5. Pff