Doğa sakinleştiricidir, huzur verir. Hayat koşuşturmacasında yavaşlayıp daha dingin olmamıza yardım eder belki. Ama aslında doğada, mesela bir ormanda, tüm canlılar bir mücadele içindedir.

     Bir ormana gittiğimizde gördüğümüz ya da ormanı düşündüğümüzde genellikle aklımıza ilk gelen ağaçlardır. Ağaçlar arasında boyut büyük bir öneme sahiptir. Upuzun ağaçların yanlarında daha kısa ve büyümeye çalışan birçok ağaç görürüz. Onlar o büyük ağaçların arasından gelen güneş ışığına erişebilmek için birbirleriyle ciddi bir rekabet içindedir.

     Canlıların temel amacı hayatta kalmak ve neslini devam ettirmekken, ağaçların tohumlarının hemen yanına düşmesi o ağacın olması gerektiği gibi büyüyememesine neden olabilir. Bu sebeple birçok ağacın tohumu rüzgârdan yararlanarak daha uzağa gitmesini sağlayacak bir yapıdadır. Örneğin akçaağaçların tohumlarının pervane biçimde olması onların yavaşça dönerek düşmesini ve bu esnada bir rüzgâra denk gelmesi olasılığının artmasını sağlar.

Bazı ağaçlar ise tohumlarını meyve dediğimiz etli sulu yapının içine saklar. Bu meyveleri yiyip başka yerlere giden hayvanlar sindirilmeyen tohumları dışarı atar. Böylece o tohum orada filizlenebilir. Alakargalar, meşe palamutlarıyla karnını doyururken aynı zamanda bunları toprağa gömerek kış günleri için biriktirirler. Ama bazen ya alakarga bu meşe palamutlarını unutur ya ihtiyacı kalmaz ya da ölür. Öyle olunca da filizlenme olasılığı yüksek olan meşe palamutları büyük meşe ormanlarını oluşturur.


ALAKARGA

     Odunsu bitkiler ağaç ve çalı olmak üzere ikiye ayrılır. Sadece tek gövdesi varsa ağaç, birden fazla gövdesi varsa çalıdır. Bazı bitkiler hem çalı hem de ağaç şeklinde büyüyebilir. Ormanda çalı ve bazı ağaçlarda orman meyveleri yetişir. Böğürtlen bir çalı meyvesidir. İlk başta kırmızı olan böğürtlenler zamanla siyaha döner. Üvez ve Mürver salkım şeklindedir. Üvez kırmızıdır, kışın genellikle küçük ağaçlarda yetişir. Mürver ise siyahtır, çalılarda ya da küçük ağaçlarda büyür. Yaban eriği, alıç gibi meyveler de örnektir.

Üvez Ağacı
ÜVEZ
Mürver ve Kanser
MÜRVER

     Vahşi doğada ağaçların ve çalıların tek yıllık bitkiler gibi kısa dönem yerine uzun yıllar var olması türlerin hem barınma hem de besin ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli bir yer alır. Hatta bazı böcekler sadece belirli bir tür ağaç üzerinde yaşayabilirler. Örneğin sadece İngiliz meşe ağaçlarında yaşayabilen 300’den fazla omurgasız vardır. Ve birçoğu ömürleri boyunca o ağaçtan başka yere gitmezler.  

Bitkilerin çiçeklenme mevsimi ilkbahar ve yazdır. Çiçeklerdeki balözü böcekleri kendine çeker. Balözüne ulaşmaya çalışan böcekler polene kaplanır ve polenleri diğer çiçeklere taşıyarak tozlaşmaya yardım ederler. Çiçeklerde bizim göremediğimiz desenlerin bulunması onların dikkatini çekmek içindir. Ultraviyole ışık altında bu desen ve renkleri görebiliriz.

We think all of these photos are stunning.
CRAIG BORROWS

Balözü ile beslenen bazı kuşlardan olan güneşkuşları, Afrika’da ve Güney Asya’da, sarı şeker kuşları Afrika’nın güneyinde yaşar. Bal kuşları, çiçekkakan, sinekkuşu da balözüyle beslenip polen taşımada görev alır.

Violet Sabrewing Mid-Flight | by pics721
SİNEKKUŞU

Tozlaşma gerçekleştikten sonra tohum olgunlaşmaya başlar. Sıra tohumun etrafa saçılmasındadır. Birkaç farklı yolla bu olay gerçekleşebilir. Tek yıllık otsu bitkiler, sonraki sene engel teşkil etmeyeceği için tohumlar yakınına düşer. Bazı tohumlar rüzgârda uçarak uzaklara yayılabilir. Örneğin karahindibanın havada daha kolay süzülebilmesi için tüyleri vardır. Yoğurtotu, dulavratotu gibi bitkilerin tohumları hayvanların kürküne yapışarak başka yerlere taşınır. Hayvanlar meyveleri yer ve yürümeye devam ettiklerinde tohumları da beraberinde uzaklara götürürler. Himalaya kınaçiçeği gibi bitkiler ise tohum keselerinin patlamasıyla tohumlarını etrafa saçar. Ufak bir temas bile bunun için yeterlidir.

     Sonbaharda yağmurlu havaların ardından ormanda yürüyüşe çıktığımızda etrafta çeşit çeşit mantara rastlayabiliriz. Mantarlar toprakta yetiştiği için bitki sanılabilse de bitkiler ve hayvanlar gibi başka bir alemdir. Hatta bitkilerden daha çok hayvanlara benzerler. Mantarlar uzun hif yapılarından oluşur. Hifler birleşerek miselyumu oluşturur. Mantar miselyumu yeraltında kökler gibidir ve ölü bitki ve hayvan atıklarıyla beslendiğinden doğada dönüşüm için önemli bir role sahiptir. Miselyumlar ciddi boyutlara ulaşabilmektedir. Mantarlar sadece gövde ve şapka kısmından oluşmaz ve yerin altında miselyumlar kilometrelerce uzağa ilerleyebilir. Dünyanın en büyük organizması Oregon’da bir Bal mantarıdır! Bu dev bal mantarı, türü Armillaria ostoyae, 965 hektar alan kaplarken büyüme hızına göre 2400 yaşında olduğu tahmin edilmektedir. Ancak 8650 yaşında olduğu da ileri sürülüyor.

giant mushroom location

Bazı mantarlar halüsinasyonlara, ciddi hastalıklara hatta ölüme sebep olabilmektedir. Bu nedenle sinek mantarı, köygöçüren mantarı, örümcek mantarı, ölüm meleği gibi mantarlardan kesinlikle uzak durmak gerekir.

SİNEK MANTARI
OLÜM MELEĞİ MANTARI
ÖRÜMCEK MANTARI

KAYNAKÇA

Taylor, M. Doğa Kitabı: Bitkiler, Hayvanlar ve Gezegenimiz. Maya Kitap. (2019). ISBN: 9786057605191

No Article rating
0 Reviews
Sizce bu yazı etkili miydi? Kendimizi daha çok geliştirebilmemiz için bize yardımcı olun!
  1. Wow!
  2. Mmm
  3. Hmm
  4. Meh
  5. Pff

Tagged in:

, , , ,