Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bilim kurgu filmlerinde gördüklerimiz bir hayal olmaktan çıkıp gündelik yaşantımızda boy gösteriyor. 1966 yılında yayınlanan Fantastik Voyage (Esrarengiz Yolculuk) filminde bir grup insan denizaltına binip kendilerini mikroskobik boyutlarda olacak şekilde küçülterek insan vücuduna giriyorlardı. Her ne kadar insanları nanometre (10-9 m) boyutlarına dönüştüremesek de artık canlıların vücudunun içerisine robot yerleştirebiliyoruz. Fantastik Voyage filmindeki bu inanılması zor olay günümüz teknolojisinde kendilerine nanorobot dediğimiz; kimisi bozuk para boyutunda, kimisi ise gözle görülemeyecek kadar küçük olan robotlarla mümkün. Nanorobot teknolojisi 1900’lü yılların ortasında Richard Feynman’ın ortaya attığı fikirler ile duyuldu ve gelişmeye başladı. Günümüzde ise nanorobot çalışmaları halen devam etmekte.

Nanorobotlar gelecekte çığır açabilecek ve hayatımızın her yerinde kullanılabilen robotlar olacaktır. Fakat günümüzde nanorobot çalışmaları ağırlıklı olarak tıp alanında yapılmaktadır. Nanorobotların çokça kullanıldığı yerler ise: nubotlar, biyoçipler, bakteriler merkezli nanorobotlar, yüzey bağlantı sistemleri, pozisyona bağlı nanobirleşmelerdir.

KANSER TEDAVİSİNDE NANOROBOTLAR

Günümüzde çoğu hastalığın tedavisi bulunmasına rağmen nanorobotlar hem tedavisi olmayan hastalıklara tedavi üretilebilecek hem de ağır tedavi yöntemlerini hafifletebilecek. Çağımızın en ölümcül hastalıklarından biri olan kanserin tedavisinde de kullanılabilmesi için nanorobotlar üzerinde çalışmalar sürdürülmektedir. 2015 yılının DSÖ verilerine göre 2015 yılında 8.8 milyon insanın ölüm nedeni kanserdi. Ülkemizde ise 2017 TÜİK verilerine göre her 5 insandan birinin ölüm nedeni kanser. Son yıllarda ise birçok ülke nanorobotların kanser tedavisinde sağlayacağı avantajları araştırıyor. Bu araştırmaların sonucunda ise denek hayvanları üzerinde deneylere başlandı. Peki bu nanorobotlar gelecekte nasıl olacak da kanserin tedavisinde biz insanlara yardımcı olacak?

Nanorobotlar kanser hastalığının tedavileri sırasında biz insanlara birkaç farklı konuda yardımcı olacak. Öncelikle kanser hücreleri çok fazla oksijen tükettikleri için kanserli hücrelerin vücudumuzda yoğun olduğu bölgelerde az miktarda oksijen bulunur. Bu ise radyoterapi tedavisinin etkinliğini azaltır. Nanorobotlar ise kanser hastası insanların vücudunda oksijenin olması gerekenden az bulunan bölgeleri tespit edip bu bölgelere doğrudan ilaç bırakacaktır. Nanorobotların yardımcı olacağı bir başka konu ise kemoterapidir. Kemoterapide kullanılan ilaçlar kanserli hücrelerin yanı sıra sağlıklı hücrelere de zarar vermektedir.  Kemoterapi sırasında oluşan yan etkilerin nedeni de budur fakat bu teknoloji ile DNA’dan yapılan nanokapsüllerin içine ilaçlar yerleştirilir. Bu nanokapsüller ise kanserli hücreleri tanımlayıp, kanserli hücrenin içine girip ilacın o hücre içinde etki göstermesini sağlayacak. Bu şekilde kemoterapinin daha hafif ve vücutta minimum yan etki ile gerçekleşmesi hedefleniyor. Nanorobotların kanser tedavisinde kullanılabileceği düşünülen bir başka çalışma ise modifiye edilmiş bakterilerdir. Modifiye edilmiş bakteri olarak adlandırılan bu nanorobot, içerisinde ilaç taşıyacak ve dış yüzeylerinde ise kanserli hücrelerin yüzeylerindeki proteinleri algılayacak reseptörler bulunduracaklar. Aynı zamanda bu nanorobotlar görüntüleme sistemleri ile de takip edilebiliyor.

Nanorobotlar gelecekte kanser ve benzeri hastalıkların tedavisinde bize her ne kadar yardımcı olacak olsalar da hala gelişme aşamasındalar. Fakat zamanı geldiğinde ise karmaşık, verimsiz ve ağır tedavi yöntemlerine elveda diyeceğiz…

No Article rating
0 Reviews
Sizce bu yazı etkili miydi? Kendimizi daha çok geliştirebilmemiz için bize yardımcı olun!
  1. Wow!
  2. Mmm
  3. Hmm
  4. Meh
  5. Pff