Son yıllarda hızla gelişen teknoloji ile artık birçok bilgimizi sanal ortamla entegre etmiş durumdayız. Çeşitli internet işlemleri için kullandığımız şifreler, banka hesaplarımız ve kredi kartlarımız ile ilgili bilgiler, gönderdiğimiz mesajlar ve daha birçok verinin üçüncü kişiler tarafından ele geçirilmemesi için nasıl korunduğunu hiç düşündünüz mü?

Sanal ortamdaki bütün bu bilgilerin casuslar ve siber zorbalar tarafından kötü amaçla kullanılması kriptografik algoritmalar ile engellenir. Kriptografi, bilgi ve iletişiminin korunmasını sağlayan ve verilerin yalnızca istenilen  kişiler tarafından okunmasını ve işlenmesini amaçlayan bir yöntemdir.

Kriptografik yöntemlerin tarihi binlerce yıl öncesine, Antik Yunan zamanına dayanır. Nitekim “kriptografi” kelimesi, Yunanca “sır” ve “yazı” kelimelerinin birleşimidir. Bu şifreleme yöntemlerinin tarihte en bilinen örneklerinden biri ise Roma İmparatoru Julius Ceaser’ın askeri komutanları tarafından kullanılan Sezar Şifresi’dir. Bu yöntemde mesajdaki her harf, mesajda belirtilen anahtar sayı kadar alfabede birkaç basamak ileri kaydırılan başka bir harfle değiştirilir. Bu şifreleme yöntemi eskiden her ne kadar güvenilir olsa da zamanla deşifre edilmesi çok daha kolaylaştığından günümüzde artık pek tercih edilmemektedir. II. Dünya Savaşı sırasında Almanlar’ın kullandığı Enigma adlı şifreleme makinası da bu konu ile ilgili tarihten bir başka örnek olarak verilebilir. Savaş sırasında Alman birlikleri arasında iletişim çoğunlukla radyo yoluyla yapıldığından İngilizler’in bu mesajları ve gizli bilgileri öğrenmemesi adına bu mesajları şifreleme ihtiyacı doğdu. Aralarında Alan Turing’in de bulunduğu bir sürü insan bu  şifreleme yöntemiyle oluşturulan Enigma kodlarını savaş boyunca deşifre etmeye çalıştılar. Eğer kriptografi ile ilgili yakın tarihte gelişen bu olaylar sizin de ilginizi çekiyorsa bu konuyu ele alan “Imitation Game” adlı filme kesinlike bakmalısınız.

21. Yüzyılda yaygın olarak kullanılan şifreleme sistemlerinin kökenleri modern elektronik bilgisayarların kullanılmaya başlandığı dönem olan 1970’lere dayanmaktadır. Muazzam bir hızla gelişmekte olan teknoloji, geçmiş yıllara göre “kırılması” daha zor olan çok daha karmaşık şifreleme algoritmalarını da beraberinde getirmektedir. Günümüzde kullanılan modern  şifreleme sistemleri ise şifreleme, anahtarlama, ve çözümleme algoritmaları ile geliştirilmektedir. Modern şifreleme sistemleri çok kısa ve karmaşık olmakla birlikte günümüzde her alanda kullanılmaktadırlar.

Gelecekte ise  özellikle kuantum hesaplamalar daha güçlü kriptografik sistemlerin oluşmasına yol açabilir ancak onları deşifre etmek için kullanılan yeni yöntemlerin gelişmesini de sağlayabilir. Bu sebeple, şifreleme alanındaki kullanılan son teknoloji her ne kadar  şu andaki internet işlemlerimizin çoğunu koruyacak kadar güçlü olsa da bu durumun gelecekte nasıl değişeceğini öngörmek pek mümkün değildir.

Emrehan Görgeç

No Article rating
0 Reviews
Sizce bu yazı etkili miydi? Kendimizi daha çok geliştirebilmemiz için bize yardımcı olun!
  1. Wow!
  2. Mmm
  3. Hmm
  4. Meh
  5. Pff

Tagged in: