İLK ARABALAR

Milattan önce 3000 yıllarında tekerleğin icadıyla insanlık adına yeni bir çağ başlıyor. Atalarımız zamanla tekerleği geliştirip kızaklarla birleştirince ortaya ilk arabalar çıkıyor. İki tekerlekli ve parmaklıklı yapısıyla bu arabalar tarihte üretilmiş ilk arabalardır. 9. yüzyıldan itibaren bu arabaların üst kısmı kapatılmaya başlanmış, 1500’lü yıllarda ise ilk faytonlar üretilmiştir.

19. yüzyıla gelindiğinde faytonlar, teknolojinin gelişmesi ve içten yanmalı motorlarda petrolün kullanılmaya başlanması ile yerini otomobillere bırakmıştır. Otomobilin günümüzdeki gelişmiş halini almasına birçok bilim insanı katkıda bulunmuştur. Bu yüzden net olarak otomobili icat ettiği söylenebilen bir bilim insanı yoktur. 1900’lü yıllara gelindiğinde ise kurucusu Henry Ford’un öncülüğünde Ford şirketi seri otomobil üretimine başlamıştır. Ford’un seri üretime başlamasının ve otomotiv sektörüne yeni firmaların da dahil olmasının ardından 1914 yılında 500.000’den fazla otomobil üretilmiştir. 1970’li yıllara gelinene kadar benzinle çalışan otomobiller otomotiv sektörünün vazgeçilmeziydi fakat petrolün azalması, küresel ısınma, petrolün yenilenemeyen bir enerji kaynağı olması gibi sorunlar ortaya çıktı. Bu sorunlar ortaya çıksa bile benzinle çalışan otomobiller dünya genelinde hala revaçtaydı.

Benzinli Otomobillerden Elektrikli ve Hibrit Otomobillere Geçiş

1900’lü yılların sonuna doğru yaşanan ekonomik krizler ve petrolün yarattığı sıkıntılardan dolayı benzinle çalışan otomobillere bir alternatif tasarlanmaya başlanmıştır. Bu alternatif ise elektrikle çalışan otomobildir. Elektrikli otomobiller otomotiv sektörüne giriş yapmış olsa bile içten yanmalı motorların gelişmesi ve benzinle çalışan arabaların ucuz olması nedeniyle çok fazla tercih edilmemiştir. 2000’li yılların ortasına doğru batarya teknolojisinin ilerlemesi ve petrol fiyatındaki değişiklikler elektrikli otomobilleri tekrar gündeme taşıdı. İçten yanmalı motorla çalışan otomobillerin verimsiz enerji kullanması (Kullanılan fosil yakıttan ortalama %35 verim alınabiliyor), çevreye insan sağlığını ve ekosistemi olumsuz etkileyecek gazların salınımı gibi sorunlar da içten yanmalı motorların kullanımında dezavantaj teşkil ediyordu. Elektrikli otomobiller ise elektrik enerjisi ile çalışan çok daha verimli motorlara sahip olduğu için bir adım öne çıkıyordu. Elektrikli otomobillerin birçok avantajının yanı sıra bir o kadar da dezavantajı var. Bu dezavantajlardan birisi de elektrikli otomobillerin üretimindeki en zorlu kısımlardan olan aracın batarya bölümüdür. Bataryalar elektrikli otomobillerin fiyatının ortalama %25’lik kısmını oluşturur. Elektrikli otomobillerin bataryasında birkaç farklı malzeme kullanılabilir fakat bunlardan en yaygını gündelik hayatımızda da sıkça kullandığımız şarj edilebilir lityum iyon bataryalardır. Lityum iyon bataryaları diğerlerinden ayıran ise enerji yoğunluğunun yüksek olmasıdır. Bataryaların yer alacağı kısım arabanın tasarımına göre değişiklik gösterebilir fakat genellikle aracın alt orta kısmında yer alır. Bataryaların araçta yer aldığı kısım önemlidir çünkü araçtaki tüm bataryaların sıcaklığı eşit şekilde dengelenmelidir. Eğer soğutma sistemi bataryaların tamamını aynı sıcaklıkta tutamaz ise bataryalar daha hızlı deşarj olur. Elektrikli otomobillerde batarya ömrü 10-20 yıl arasında değişmektedir. Bataryalar ömürleri dolduğunda değiştirilmelidir ve bu işlem oldukça pahalıdır.  İşte bu gibi sorunlar elektrikli otomobillerin benzinli otomobillerin önüne geçmesini engelliyordu fakat gelişen teknoloji ve bataryalar üzerine yapılan bilimsel çalışmalar gün geçtikte daha da ilerliyor. İlerleyen teknolojik gelişmeler de elektrikli otomobillerin batarya sorunlarını yavaşça ortadan kaldıracaktır.

Charging electro car at the electric gas station. Woman standing by the car.

Elektrikli ve benzinli araçlarda yaşanan bu sorunlar ortaya hibrit otomobillerin çıkmasına neden olmuştur. Volkswagen emisyon skandalı (dieselgate) da insanları hibrit ve elektrikli araç kullanmaya yönlendirmiştir. Emisyon skandalı 2015 yılında Volkswagen’in temiz hava yasasını ihlal etmesidir. Firma fosil yakıtla çalışan otomobillerdeki emisyon değerlerini yazılımlarla oynayarak olması gereken değerlerden 40 kat düşük gösterip  yasaya takılmasını engelledi. Volkswagen bu aldatıcı yazılımı yaklaşık 11 milyon otomobilde kullandı.

İlk hibrit otomobil 1902 yılında Ferdinand Porsche tarafından yapılmıştır. Hibrit otomobillerde 2 adet motor vardır. En yaygın hibrit otomobillerde 2 adet motor bulunur, bir motor benzinle çalışırken diğer motor da elektrikli motorudur. Bazı hibrit otomobil modellerinde ise otomobilin aküsünü şarj etmeniz gerekmektedir. Hibrit otomobillerin aküsü yüksek kapasiteli bir aküdür. Hibrit otomobiller düşük hızlarda iken elektrikli motoru kullanır, yüksek hızlara çıktığında ise elektrikli motor yüksek hızın gerektirdiği enerjiyi karşılayamadığı için benzinli motoru kullanır. Hibrit otomobiller elektrikli motorun çalışması için gereken enerjiyi benzinli motor çalıştığı zaman sağlar. Günümüzde hibrit araba üretiminde başı çeken firmalardan bazıları ise şunlardır: Toyota, BMW, Hyundai, Kia…

ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLER VE TESLA

Elektrikli otomobiller, içerisinde sadece elektrik motoru olan, şarj edilebilir, elektrik enerjisini depolayabilen otomobillerdir. Elektrikli otomobiller benzinli otomobillere göre daha hızlı ivme kazanabilirler. Elektrikli otomobillerin yakıtı içten yanmalı motorla çalışan otomobillerin yakıtlarından çok daha ucuzdur. Örneğin bir elektrikli otomobil 1,6 km yol giderken harcadığı yakıtın fiyatı 0,29-0,43 lira aralığındadır fakat içten yanmalı bir motorla çalışan bir otomobil 1,6 km yol giderken harcadığı yakıt 1,28-1,57 lira aralığındadır.

Elektrikli otomobillerin kullanımı son 10 yıldır artmış durumda. Bu artışın en büyük nedenlerinden biri CEO’su Elon Musk olan Tesla şirketidir. Tesla şirketinin prensiplerinden birisi tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarıyla üretim yapmaktır. Bu prensip doğrultusunda Tesla, Californya’da Toyota ve General Motors’un eski bir fabrikasını satın aldı ve bu fabrikayı yeniden yarattı.  Tesla’nın bu fabrikasını diğer fabrikalardan ayıran en önemli yanı, bu fabrikanın tamamen yenilenebilir enerjiyle çalışmasının hedeflenmesi. Fabrikanın çok büyük çoğunluğu otonom çalışıyor ve fabrika üretim yaptığı sırada kendini bir yandan da sürekli büyütüyor. Tesla Californya’da bulunan bu fabrikasında elektrikli otomobillerin seri üretimini yapıyor. Tesla şirketi 2020 yılının sonuna kadar 1 milyondan fazla elektrikli otomobil üretmiştir.

ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERİN AVANTAJLARI VE DEZAVANTAJLARI

AVANTAJLARI

  • Çekiş gücü fazladır.
  • İçten yanmalı motor kullanmadığı için daha az ses çıkartır. (Aynı zamanda yayaların arabayı duymasını zorlaştırdığı için tam olarak bir avantaj değildir)
  • Yenilenebilir enerji kaynağı olan elektrik enerjisi doğaya daha az zarar verir ve benzinden daha ucuzdur.
  • Batarya dışındaki bakım masrafları çok ucuzdur.
  • Depolanan elektrik enerjisini çok verimli bir şekilde sürüş gücüne dönüştürür.
  • Elektrikli Otomobilin yanma riski fosil yakıtla çalışan otomobillere göre daha azdır.

DEZAVANTAJLARI

  • Elektrikli otomobillerin fiyatı içten yanmalı motora sahip otomobillerden daha pahalıdır.
  • Bataryalar aracın gideceği maksimum mesafeyi belirlediği için uzun yollar için aracın birden fazla kez şarj edilmesi gerekir ve şarj olma süresi benzin doldurma süresiyle kıyaslandığında daha uzundur.
  • Şarj istasyonları benzin istasyonları kadar yaygın değildir.
  • Batarya değişim işlemi pahalıdır.

No Article rating
0 Reviews
Sizce bu yazı etkili miydi? Kendimizi daha çok geliştirebilmemiz için bize yardımcı olun!
  1. Wow!
  2. Mmm
  3. Hmm
  4. Meh
  5. Pff