S: Sizi tanıyabilir miyiz?

C: Merhaba. Ben Op. Dr. Sarper Işıksel. 57 yaşındayım. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum. Medicana hastanesinde genel cerrahi bölümünde çalışıyorum.

S: Bugüne kadar eğitim aldığınız ya da çalıştığınız yerler nelerdir? Bulunduğunuz konuma gelirken katkıları ne olmuştur?

C: Çalıştığım yerler: Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi, Bakırköy Ömür Hastanesi, Beşyüzevler Hayat Hastanesi Kurucu Başhekim, Bahçelievler Ömür Hastanesi, ve Medicana Bahçelievler Hastanesi’dir. Her çalıştığım kurum bana yeni tecrübeler edinmede büyük katkı sağladı. Bugüne gelmemde, çalıştığım yerlerde edindiğim tecrübeler ve bana gösterilen ya da verilen tavsiyeleri dikkate alarak ilerlemem bana büyük bir katkı sağlamıştır.

S: Şu an çalıştığınız kurumu seçmenizde bir sebep var mı?

C: Çalışma olanaklarının bana uyması ve mesleğimi ilerletebileceğim uygun koşulları sağlamasıdır.

S: Tıp bölümünü isteyerek mi seçtiniz?

C: Evet, küçüklüğümden beri hayalimdi. Küçükken genel cerrahi doktoru olmak istiyordum ve oldum.

S: İlk kendinizin yönettiği ameliyat nedir ve ne hissettiniz?

C: İlk kendimin yönettiği ameliyatı hatırlamıyorum. Asistan olduğumda da üstlerim bana güvenirdi ve ameliyatları yapmam için desteklenirdim. Tabii ki ilk ameliyata girdiğimde ideallerim gerçekleştiği için heyecanlıydım.

S: Bir cerrah olarak, hastalarınız ile iletişim kurmak ve onların güvenini kazanmak için neyi ön planda tutarsınız?

C: İlk önce gelen hastamı ailemden biri gibi görür. Sevgi, saygı ve nezakatle karşılarım. Güvenlerini kazanmak için hastalıklarıyla ilgili doğru teşhis ve doğru tedavi için bilgi veririm.

S: Mesleğiniz kendinize vakit ayırmanıza engel oluyor mu?

C: Elbette oluyor. Bizim için ilk önce hastalarımızın iyileşmesi gelir, sonra kendimiz geliriz.

S: Pandemi süreci sizi nasıl etkiledi?

C: Genel cerrah bölümünü pandemi şu yönde etkiledi: Mesela geçenlerde bir hastam geldi. Vücudunda ağrı olduğunu söyledi ama pandemi sebebiyle hastaneye gelmeye korktuğu için evde ağrılarının geçmesini beklemiş. Genel tarama sonunda hastamın kanserin son evresinde olduğunu teşhis ettik. Maalesef tedaviye başlamak için çok geç kalmıştık.

S: Peki pandemi süreciyle başlayan online tıp eğitimi için ne düşünüyorsunuz?

C: Hiç yoktan iyi olduğunu düşünüyorum. Biliyorum ki hiçbir altyapısı olmayan öğrenci tıp fakültesinden elini kolunu sallayarak çıkamaz. Gerekirse okulu uzar ve altyapısını sağlamlaştırarak mezun olur.

S: Saatlerce süren ameliyatlarınızda sizi motive eden unsur nedir?

C: Motive demeyelim de işimize öyle bir odaklanıyoruz ki tek amacımız hastamızı iyileştirip bir an önce hayata döndürme gayretimiz diyebiliriz. Böylelikle ameliyatın kaç saat sürdüğünün farkında bile olmuyoruz.

S: Uzun saatler süren ameliyatlarda kendi ihtiyaçlarınızı(su-yemek-hastalık) nasıl hallediyorsunuz?

C: Halletmiyoruz. Ameliyata odaklandığın için aklına bile gelmiyor. Tabii ki istisnalar olabiliyor. Mesela; tansiyonumuz düşüyor, ameliyata ara verip tansiyon seviyesini düzeltip ameliyata tekrar dönüyoruz. Ama böyle durumlar çok nadir görülür.

S: Doktorluktan sıkıldığınız hiç oldu mu?

C: Hayır, olmadı. Küçüklükten beri hayalini kurduğum bir meslekti. Mesleğimi severek yapıyorum. Ama şundan sıkıldığımız oluyor: Hastalar doktorları gereksiz yere suçladıklarında ya da yanlış teşhis koyduğumuzu zannedip gereksiz tepkiler verdiklerinde işinizi bırakmak istiyorsunuz. Çünkü haklı olduğunuzu biliyorsunuz, kendinizi anlatmaya çalışıyorsunuz ama o yanlış olduğuna o kadar kendini inandırmış ki psikolojik ya da fiziksel şiddete maruz kalıyoruz. Ben hiç fiziksel şiddetle karşılaşmadım ama mahkeme ile tehdit edildiğim oldu. Böyle can sıkıcı olaylarda hastalarımın bana olan sevgisiyle ve mesleğime olan aşkımla işime geri dönüyorum. Hiç yaşanmamış gibi hastalarımı tedavi etmeye devam ediyorum.

S: İlk hastanız öldüğünde ne hissettiniz ve nasıl aile yakınlarına söylediniz?

C: İlk ya da son diyemeyiz buna çünkü hiçbir hastamızın ölmesini istemeyiz ve doğal olarak kaybettiğimizde biz de üzülüyoruz. Sadece artık işimizin bir parçası ölüm olduğu için ölümle sonuçlanan hastalarımıza o an üzülüp, hayatımıza geri dönüyoruz ve diğer hastalarımızı tedavi etmeye devam ediyoruz.

S: Organ nakil ameliyatında bulundunuz mu?

C: Evet. Özel hastanelerin ilk böbrek nakli ekiplerinden birinde görev aldım. 12 yıl boyunca böbrek nakil ameliyatında bulundum. Son 2 yıldır yapmıyorum.

S: Son 2 yıldır yapmama sebebiniz nedir?

C: Ülkemizde genellikle nakil olayları canlı insandan yani aile fertlerinden oluyor. Böbreklerini sevdiği insanlar için verebiliyor ve sonrasında böbreğini aldığımız kişinin böbreğe ihtiyacı olabiliyor. Maalesef bu olayı içime sindiremiyorum. Ayrıca bırakmak iyi oldu çünkü zirvede bıraktım.

S: Kendi alanınızla ilgili bir hastalığa yakalandınız diyelim. Doktorun söylediği her şeyi bilmek sizin için zor olmaz mı?

C: Hayır, tam tersi iyi olur benim için. Çünkü neyin ne olduğunu bildiğim için tedavi eden doktorla tedavi yöntemlerimizdeki fikirlerimizi tartışır ve doğru yolu bulunca tedaviye başlarız.

No Article rating
0 Reviews
Sizce bu yazı etkili miydi? Kendimizi daha çok geliştirebilmemiz için bize yardımcı olun!
  1. Wow!
  2. Mmm
  3. Hmm
  4. Meh
  5. Pff